
Yeni hikâyeler yazmak; insanın yorulduğunda yeni arayışlara başlaması, kendisini yenilemek için çaba göstermesi gerektiğini anlatır.
Bazen yorulur insan… Yapacak başka şeyler bulamadığından; çözümsüz sorunlardan, sığ uğraşlardan… İşte böyle zamanlarda yeni hikâyeler yazmalı insan. Çevreyi değiştirmeli; uğraşlarını, onu aynı rutinlere boğan insanları ve şehrini değiştirmeli.
Önce kendi içinde bir yolculuğa çıkmalı; ölçüp biçmeli, her şeyi yeniden hesaba dâhil edip yeniden sınıflamalı. Yorgunlukları, bıkkınlıkları bir kenara ayırmalı. Faydasız uğraşları ve gayesiz çabaları bırakmalı.
Yeniden bir yol çizmeli… Yine yola çıkmalı. İnsan kendisi için yaşamalı; kimin ne dediğini hiç umursamamalı. Bazen yol biter. Yeni bir yol açmalı, yeni bir yola çıkmalı.
Her şey bir yolculukla başlar ya… O yüzden yenilenmek için yola çıkmalı. İnsan her gün kendini yeniler aslında. Günle birlikte hayata yeniden başlar. Gün gelir; sabahki enerji yetmez, gün içinde tükenir… İşte öyle zamanlar değişiklik vaktidir. Kalkıp gitmelidir. Yeni bir hikâyeye kapı açmalıdır.
Her yeni yolculuk, bir bahar tazeliğidir aslında.
Her tükeniş bir sonbahardır. Ama sonbahar da bir yenilenme şeklidir: ağırlıklardan kurtulma, taze bir başlangıca hazırlık…
İnsan bu ya; bıkar, usanır… Yenilenmeye ihtiyacı vardır. Hangi zaman diliminde, hangi yaşta olursa olsun. Bazen her şey hesapsız, plansız gelişir… Bazen ise uzun uzadıya hesap ve plan ister. Ölçer biçersin. Adımlarını seçersin.
İnsanız; yanılırız… Ama her yanılgıdan sonra kendi hikâyemizi kendimiz yeniden yazmalıyız.
Her yorgunluktan ve yılgınlıktan sonra hayata yeniden başlamalıyız. Her yeni gün gibi; yeni bir hafta, yeni bir mevsim gibi… İnsan hayatında taze başlangıçlar yapabilmeli.
Hasan Karataş — 08.03.2025

