Okumak Üzerine Notlar

Okumak Üzerine Notlar, Makale

Okumak Üzerine Notlar

OKUMAK ÜZERİNE NOTLAR

80 milyonluk bir ülkede günlük kullanılan kelime sayısı 400’ü geçmiyorsa 401. kelime de yanlış anlaşılma ya da anlaşılmama ihtimaliniz çok yüksektir. 78 bin ana kelimeden oluşan bir dilin yaşadığı sığlığı sanırım hepimiz bu örnekle anlamış olduk. O kadar geniş kelime yapısına sahip bir dili bu hale getirenler maalesef hepimiziz. Bunda az ya da çok herkesin katkısı tartışılmaz. Gün gelir daha da azalır mı onu da bilmiyoruz. Lakin şuan mevcut durum bu şekilde.

Hep şikayet ettiğimiz lakin düzeltmeye kendimizden başlayamadığımız bir yara aslında okumamak. Hep başkaları okusun istiyoruz ama kendimiz okumuyoruz.
Günümüzde kitlesel iletişim araçlarının hızla artması ile bu oranın giderek düştüğü de acı bir gerçek. Okumayan bir birey kendisini geliştiremediği gibi ülkesinin gelişimine de bir katkı sağlayamaz. Bizim ülkemiz kadar köklü bir tarihi olmayan Amerika bile bu konuda bizim çok önümüzde ise burada gerçek sorumlu bizlerizdir. Rusya, Almanya, Fransa, İngiltere gibi köklü ülkeler içerisinde kadim bir yerimiz olması gerekirken Birleşmiş Milletler İnsanı Gelişim Raporu’na göre 173 ülke arasında 86. sıradayız. Ülkemizde 12 bin kişiye bir kitap düşerken maalesef yılda 6 kişi bir kitap okuyor. Japonya’da 1 kişi yılda 25 kitap okuyor. Mukayese açısından bu kadar örnek yeterli olur diye düşünüyorum.
Herkes okuduğunu, bildiğini düşündüğü ülkemizin durumu maalesef bu şekilde.

Küçük yaşlarda kazanılmayan ve kazandırılmayan bu alışkanlık ileriki yaşlarda daha da zor. Okudukça okumayanlar ile okuyanlar arasında ki fark öyle açılıyor ki. Zamanla birbirini anlamaktan uzak, yanlışı doğrudan ayırt etmekte zorlanan insanlarla dolup taşıyor etrafımız.  Aslında bütün bunların sebebi kendimizi bilmemekten kaynaklanıyor. Abartmayı çok seviyoruz millet olarak. En çokta kendimizi abartıyoruz belki de. Oysaki bilimsel bir gerçekte abartının yeri asla yoktur. Abartma dediğimiz mübalağa sanatı edebiyatta geçerli bir durumdur. Gerçeklik ile de alakası yoktur. Ne yazık ki edebi metinlerde kalması gereken bu abartıyı bizler gerçek hayata taşımışız ve daha da kötüsü bunu iyi bir şey olarak düşünüp inanıyoruz.

İnsanlar içinde bulundukları toplumların aynasıdır. Toplumlar fertlerden meydana gelirler. Biz neysek toplumda odur. Bir toplumu ve kültürünü geçmişi ile birlikte bugün yaşayanlar oluşturur.
Bir Bosna ziyareti için bile 7. Yabancı dil olarak Boşnakça’yı öğrenen, Avni mahlası ile bir birinden güzel şiirler yazan Fatih’in torunları olarak övünen milletimizin geldiği durum maalesef budur.
İbret alınması gerekirken hala kendimize toz konduramadığımız gerçeği ise bize durumun en iyi izahını yapmaktadır aslında.

Okumayınca okumayı öğrenemeyiz. Baktığımız, gördüğümüz şeyleri, çağın gereklerini, gidişatı okuyamayız. Eşsiz bir sanat olan kâinatı okuyamayız. Hiç bir şeyi de anlayamayız.
Dert başta olunca, çare başka olmalı sanırım. Çünkü çaresini bilsek dert bizde olmazdı.
Okudukça dünya daha da güzelleşecek, insanlar daha da özgür bir bakış açısına sahip olacak. Bir gün o güzel dünyada yaşamak dileğiyle.

Hasan KARATAŞ

Tepkiniz Nedir?

like
4
dislike
0
love
1
funny
0
angry
0
sad
0
wow
1