Yazar Hasan Karataş’ın Yıllar Sonra isimli kitabından alınmıştır.

GİTME KAL 

Sen gitmekle kalmak arasında kaldığım. Sen içimde fırtınalara savurduğum. Sen kendimi yalnızlıklara vurduğum. Sen kıyılarına vurduğum liman. Sen yerlere serildiğim kumsal. Sen zirvelerine tırmanamayıp yamaçlarında kaldığım dağ. Sen açmadan soğuklara teslim ettiğim baharın erken açan çiçeği. Sen coşkun suların karşı tarafında açan çiçek. Sen ulaşamadığım. Sen kavuşamadığım, elini tutamadığım. Sen hep uzaklardan sevdiğim. Sen gönüllerden sevdayı süpüren rüzgar. Esme kal. Yüreğimin kuytusunda açan sevdaları sar. 

Sen içimde bir yerlerde yağmurlara teslim sevdalarda bıraktığım. Yalnızlıkların ortasında geceleri ağladığım. Sen dert ortağım. Sarılıp uyuduğum. Ayrı bir dünyada hayaller kurduğum. Gönlümün yaralarını saran. Öylece kal. Kapansın yaralar. 

Sen uçsuz bucaksız yağmur ormanları, yeni çiçek açmış kiraz ağaçları, içimde sonsuz bir bahar. Sevdanın sarhoşluğu. Uçsuz bucaksız sahillerde kollarına atılmak için koştuğum. Yağmurlar altında delice sevdalandığım. Kırlarda çocukça coşkuyla koştuğum. Yağacaksan yağ. Beni sevdalara sal. 

Sen gönül yaralarımın çaresi. Bitmek bilmeyen umutlarım. Yüreğimde aşka dair söylenmiş en güzel şarkılar. Yazılmış en güzel şiirler. Yapılmış en güzel besteler. Bitme çal. Beni bestelere al. 

Bütün güzellikleri sende topladım. Yüreğimi sana açtım. Hiç olmadığı kadar. Seni bekledim senelerce. Seni ardım durdum gittiğim yerlerde. Seni bekledim her baharda. Seni sordum esen rüzgarlara. Seni kokladım açan her çiçeklerde. Hep çiçek kal. Beni baharlara sal. 

Sahillerde seni bekledim. Dalgalara haber saldım, seni vursun yüreğimin sahiline diye. Senin için kat ettim kumsalları bir uçtan bir uça. Seni aradım durdum kıyaya vuran çakıl taşları arasında. Denizin maviliklerine sordum. Tuzlu deniz kokularını çektim içime senden bir haber gelir mi diye. Öylece oturup bekledim en güzel koyların kuytusunda.  

Seni ardım durdum dağ yamaçlarında. Uçurumların kıyılarına kadar baktım tutunup kaldın mı diye. Gezdim bütün dağları en güzel çiçeklerde aradım. Çam ağaçlarından, sedirlere, göknarlara kadar sordum senden bir haber var mı diye. Ihlamur ağaçlarının kokusunu çektim içime bolca sana benzer diye. İğde çiçeklerini sardım yaralarıma iyi gelir diye. Leylaklar açtı, erguvanlar döktü bütün çiçeklerini etrafa.  

Sonra sen geldin. Sen baharın son çiçeğiydin. Nihayet bitti bekleyişlerim. Sen gönlümün en güzel yerindeydin. Bir gelin gibi süslenmiş oya ağacı gibiydin. Yüreğimde bir sevdanın en masum halinde gelincik çiçeğiydin. Sardım beni mor salkım gibi çepeçevre. Kuşattın yüreğimi sevginle.  

Bütün çiçekler kıskandı seni. Papatyalar bile. Kaçıp gittiler sen gelince. Hepsi bir bir soldu senin güzelliğinle. Bahçe deki güller bile alındı sana olan aşkımı. Yüreğimde yıllardır bekleyen baharı çiçeklerle donattın. Bakışlarında kayboldum. Kokunla sarhoştum. Bitmeyen bir sevda sonsuz umuttun. Yüzyıl çiçeği gibi yıllar sonra açtın yüreğimin tam ortasında. 

Durmadan sana seni anlattım. Sensiz bekleyişlerimi özlemlerimi anlattım. Yazdığım şiirleri, yaptığım besteleri okudum. Sen yüreğimde hep taptazeydin.  

Bitmeyecek bir şarkıydın dilimde. Solmayacak bir gül gibiydin bahçemde.  

Nasıl oldu da hazana vurdu mevsimler seni. Nasıl döküldü yaprakların. Ne çabuk bitti umutların. Neden ayrılık deyiverdi dilin. 

Gitme kal ben artık sensiz yapamam. Bir başkasına asla sevdalanamam. Bir daha gelmez bahar. Bir daha açmaz çiçekler. Ben solarım, durmam artık hep ağlarım.  

Gitme kal senindir yüreğim. Sensiz geçmez günlerim. Solar içimdeki ümitlerim.  

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir